Text Box: dogadaima.com     Doğa’nın kişisel web sitesi :)
Text Box: Ailem

Fatih ve İlknur Mert

 

 

Fatih dayım ve İlknur yengem ailemde en çok sevdiklerimden. Önce Ankara’da oturuyorlarmış ama ben doğmadan hemen önce dayımın tayini nedeniyle İzmir’e taşınmışlar. Olsun, yine görüşüyoruz, onlar bize geliyor biz onlara gidiyoruz.

 

Çocukları Nil ve Melis ile birlikte çokmutlular. Kuzenlerimi ve dayımla yengemi çok seviyorum. Dayımın ve yengemin beni ne kadar çok sevdiğini anlamınız için aşağıda bana gönderdikleri mesajlara bakmanız yeterli :)  

 

 

Yengesi İlknur’un Doğa’ya mesajı

 

Doğacım ben senin İlknur yengenim. Seninle yirmi günlük minicik bir bebişken tanıştık ve inan bana ablalarından sonra gördüğüm en şirin bebektin, biz senden biraz uzaktayız ama bu site sayesinde gelişimini izleyebiliyor ve hasretimizi bir nebze olsun giderebiliyoruz, emeklemeye de başlamışsın. Allah annene sabır versin, eminim evde giremediğin hiçbir kuytu köşe kalmayacak ama bebeklere özgü yöntemlerle kendine zarar vermeyeceğine eminim. Yeni fotoğraflarını görmek istiyorum. Ablaların nanaklarından ben bacaklarından öpüyoruz. Kışın geldiğimizde dayını yabancıladığın için sessiz kalmayı tercih etti ama dayıcığın da sana kocaman bir öpücük vermek istermiş duyurulur.

İlknur Mert

15 Nisan 2006, İzmir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Text Box: minik kuş Doğa

İlknur, Melis ve Nil birlikte Necmettin dedenin evinde. Onlar dedelere gelince biz de gidiyoruz ve birlikte güzel oyunlar oynuyoruz.

Dayıcım Fatih, kuzenlerim Nil ve Melis ile sevgili yengem İlknur  İzmir’deki evlerinde. Aralık 2005’de babam evlerine misafir oldu.

Farkettiniz mi, Nil ve Melis kuzenlerin saçları kesilince ne güzel olmuşlar değil mi?..

Dayıcım Fatih, Karaburun yarımadasının batı sahillerinde. Fotoğrafı 17 Aralık 2005’de babam çekmiş.

Doğa’cık, babası ile oyun parkına gitmeye bayılıyor. İzmir’e gittiğinde kuzenleri Melis ve Nil ile de  güzel güzel oynayacak...

Dayısı Fatih Mert’den Doğa’ya mesaj

 

Ailemizin en küçük ferdi dünya'ya hoş geldin. Doğduğun gün herkese "bana bakın, artık buraların DAYISI benim" diye hava atmış ve çok mutlu olmuştum. Bu arada henüz neye benzediğini bilmiyordum. Seninle tanışmak için çok sabırsızlanıyordum, zira İzmir'de görevli olmam münasebetiyle seni tanıma fırsatım ancak 20 günlükken olabilmişti.  Seninle tanıştığımızda -her ne kadar bana karşı belli etmesen de- çok şirin, sorunsuz, güleç yüzlü bir bebek olduğunu fark ettim. İkinci birlikteğimiz 6 aylıkken oldu, ilk görüşmemizde hem çok küçük olman, hem de fazla üstüne gitmemek için seni sıkmamıştım.

 

Ama bu sefer hiç şansın yoktu çünkü daha İzmir'deyken seni ıcık-cıcık etmeyi kafaya koymuştum. Fakat itiraf edeyim ki bunu yapmam epey zor oldu. Seni her kucağıma aldığımda o minicik suratını buruşturup, sonra da avazın çıktığı kadar ağlamaya başlıyordun. Bana alışman için bir kaç gün beklediğim halde, sen bırak yanına sokulmayı "DAYI" ismini duyduğunda başlıyordun ağlamaya...

 

Baktım ki senin alışacağın yok, "istediğin kadar ağla-bağar yetti artık!" dedim  ve başladım oranı buranı öpüp, mıncıklamaya, işte böylece seninle aramızdaki ilk sıcak? yakınlaşma başlamış oldu... CANIM YEĞENİM, ailemize katıldığın için çok mutluyum. Tüm güzellikler, iyi insanlar, mutlu-huzurlu ortamlar seninle olsun. Kötülükler, mutsuzluklar, istenmeyenler senden uzak dursun. Hayat denilen bu armağanı Allah'ın yolunda hayırlarla geçirmeni dilerim. SENİ ÇOK ÇOK SEVEN (BİR TANECİK) DAYIN.

 

Fatih Mert

15 Nisan 2006, İzmir

Fatih dayı, İlknur yenge ve kuzenler 2005 yazında Ankara’da bize oturmaya geldiklerinde...