





|
Doğum Öncesi
Hamileliğin ilk ayı sonunda 20 Kasım 2004’de, anneyle baba bebişin geleceğini Konutkent’deki poliklinikte ilk yapılan test sonucunda anladılar. Haberle sevinçten uçtular…
Daha annenin karnında, henüz 3. ayını doldurmuşken anne ve baba ona Doğa ismini verdi. Elbette bu ismin verilmesinde en önemli etken babanın büyük doğa sevgisi ve 19 yıldır Türkiye’de aktif doğa korumada rol alması oldu. Ama annem de doğayı seven ve korunmasına inanan birisi olarak bu ismi çok sevdi ve sonuçta isme birlikte karar kıldılar. 1 ay sonra ise baba göbek adı olarak Elif ismini verdi. Doğduktan sonra, 1 haftalık iken Necmettin dede evimizde dualarla Elif Doğa adını kulağına üfledi, vatana millete, insanlığa ve ailene hayırlı bir evlat olman dilekleriyle.
İlk 3 ay annesinin midesini bulandırdı. 4.ay içinde bulantılar azaldı ve sonra uslu bir bebek olarak mide bulantısı yapmadı anneye. 4.ayda anne küçük bir kanama geçirdi. Bu bizi çok korkuttu. Allah’tan hastanedeki testlerde önemli bir sorun olmadığı ortaya çıkınca rahatladık.
4. ay sonunda artık başka yaramazlıklar yapmaya başladı annesinin karnında; ufak tekmeler ve kıpırdaşmalar anneyi de babayı da mutlu ediyordu. Ne güzel, ne güzel :)
Benim ve ailem için anne karnında en önemli olay, amniyosentez ile yapılan genetik testti. Bu süreç anne ve babam için oldukça stresli geçmesine rağmen, sonucun olumlu çıkması herkesi rahatlatmıştı. Bu arada bu test ile hem sağlıklı olduğum hem de kromozomlarının XX yani kız olduğum kesinleşti. Ancak 1 ay gibi uzunca bir süre beklemek sanırım bu testin en zor yanı. Neyse Allah’a şükür ben sağlıklı dünyaya geldim :))
Son 3 ay ise bulantısız ve genelde ağrısız geçti. Ancak özellikle 8. ay ve 9. ay içinde minik Doğa iyice büyüdü ve annesinin karnını tam anlamı ile davula çevirdi :) Fatoş, 9. ay içinde gerilen karın derisinin bir ara yırtılacağını bile düşündü bu yüzden.
Doğum günü ise önceden doktorumuzla birlikte tespit edilmişti; 1 Ağustos Pazartesi. Ve o günden bir gün önce annem ve babam erkenden yattılar. Güzel bir yaz sabahında evimizden erkenden çıktık ve sabah 7.00’de Gazi hastanesinde kadın doğumda hazır olduk. Ben de artık iyice hazırdım ve annemin karnıma dayanmış bekliyordum.
Uzun bir bekleyişten sonra annem 9.30 da ameliyathaneye geçti ve babam, anneannem, babaannem ve Meral halam bizi sabırsızlıkla beklemeye başladılar. Saat 10.25’de ise ışıklı dış dünyaya kavuştum ve doktor amcanın ellerinde ilk nefesimi almaya başladım. Hava ciğerlerime ilk dolduğunda hissettiğim acıyla ağlamaya ve bağırmaya başlamışım.
|
